Ahmet Gülşen

Ahmet Gülşen, 1910 yılında Adana’nın Sugediği Mahallesi’nde dünyaya gelmiş.

Gençlik yıllarında eline geçirdiği bir Ud ile musikiye merak sarmış ve Kayseri’li Beybörek Hoca‘dansaati 20 kuruşa Ud çalma ve nota dersleri almış.

1930 yılında askere giden Gülşen, askerliğini Bando Takımı Mızıka Bölüğü’nde Klarnet çalarak yapmış..

1939 yılında Resmiye Hanım ile evlenmiş. Bu evlilikten kızı Sercan, oğulları Serant ve Suat dünyaya gelmiş.

Serant ve Suat müziğe çok hevesli idi. Fakat Ahmet Gülşen, çocuklarının tahsilini engeller düşüncesi ile onlarla ilk önce ilgilenmedi. Çocukları gizlice çalıştıklarını görünce onlarla ilgilenmeye başladı. Büyük oğlu Serant, hukuk tahsilini yaptı ve iyi bir Udi oldu (Bknz; Serant Gülşen). Küçük oğlu Suat ise; Doktor oldu ve Keman çaldı fakat mesleğinin ağırlığından musikinin içine fazla giremedi.

Toktay Sökmen, bir köşe yazısında Ahmet Gülşen için  “Devrin en iyi ud çalan üstadıydı. İşlek ve arap tarzı mızrabı ile ünü Adana ‘nın dışına çıkmış, Zeki Duygulu her Adana ‘ya geldiğinde ona olan hayranlığını çekinmeden söylerdi.” ifadesi ile ne kadar güzel Ud icra ettiğini açıklıyor. Hatta Zeki Duygulu bir Adana’ya geldiğinde, Gülşen’in Ud icrasını hayranlıkla izledikten sonra kendi Ud’unu Gülşen’e hediye etmiş ve bu Ud’u oğlu Serant Gülşen hala sakladığını ifade etmektedir.

Nevin Demirdöven, Kemani Naci Tektel, Kemençeci Vedia Tunçekin, Selahattin Erköse ve AliErköse, Adana ve Mersin’e konsere geldiklerinde onlara eşlik eder ve meşk yaparmış. Ayrıca Mualla Gökçay ve Laika Karacabey musiki arkadaşları olmuş.  Kani Karaca ise; öğrencisi olmuş.

Ahmet Gülşen, Körler Sağırlar ve Dilsizler Tesanüt Cemiyeti’nde Udi İbrahim Efendi ve Sıtkı Avcı ile bir süre çalışmış.

Daha sonra ise kendi tarzında çalışmalar yapan Ahmet Gülşen 1990 yılında Adana’da hayata gözlerini yumdu.