Eda Karaytuğ

1967 yılında Adana’da doğdu. 1985 yılında başladığı Adana Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı’ndan 1990’da mezun oldu.; 1991 yılında Elazığ ve ardından Bursa Devlet Klasik Müziği Korosu’nda görev yaptı. 1997 yılında İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu’nda çalışmalarına devam etti.

İstanbul Devlet Türk Müziği Araştırma Uygulama Topluluğu’nda solist olarak çalışan Karaytuğ, müziği işi olarak görenlerden değil. Zevk aldığı için müzik dinleyip söylüyor. Hatta dinlemekten büyük zevk duyduğu Türk Halk Müziği için şu duayı ediyor: “Allah’ım insanlara dinlerken benim hissettiğim bu mutluluğun aynısını ver ki mahrum kalmasınlar.”

Dost fasıllarının yapıldığı, müzik zevki gelişmiş bir aileden geliyor. Anneannesinden Arapça şarkılar dinlemiş. Adana’da
konservatuvarda Türk Sanat Müziği’ni öğrenmiş. Konservatuvara da meslek sahibi olmak, yeteneğini değerlendirmek için değil müzik zevkini tatmin etmek için gitmiş. Müziği hobi olarak görmüş. Hocalarının yönlendirmesi, yeteneğinin etkisiyle devlet sanatçısı olmuş. Müziği zevk alarak yaptığı için hırs göstermemiş.

Klasik makam müziğinde üslup-tavır örneklerinin yanısıra özellikle serbest ritimli formlar ve makamsal gazel konusunda çalışmıştır. Türkiye’de bu alanda ustalık gösterebilen kadın vokal olma özelliğine sahiptir.

Tecrübeli solistin kendine has bir tarzı ve ses rengi var. Hem Türk sanat hem de halk müziğini seslendirebiliyor. Karaytuğ, özellikle uzun hava ve gazel yorumlarıyla meşhur olmuş bir solist. Arap kökenli bir Adanalı olduğu için gırtlak yapısı Arap müziğine de yatkın. Bu sebepledir ki albümde gazel, uzun hava ve Azeri eserlerin yanı sıra bir de Arapça tango şarkısı var. Farklı formların bir albümde toplanmış olması fikri “Eserler arasında kopukluk olmuş mudur?” sorusunu akıllara getirebilir. Karaytuğ, Baktagir’in şarkılar arasındaki geçişi ustalıkla sağladığını söylüyor. Albümü ara vermeden ve eserlerin farklı formlarda olduğunu fark etmeden keyifle dinleyebiliyorsunuz.

2009 yılında yayımlanmış ilk solo albümü “Gönülden” ile Türk Makam müziği ve geleneksel müziğinin yanı sıra köklerinin geldiği aile mirası “Arapça” dilinde eserlere de yer vermiştir. 2017 yılında çıkarmış olduğu “Masum Aşk” Albümü ise Arapça, Azerice, Rumca, Boşnakça gibi farklı dillerde eserleri dinleyicinin beğenisine sunmuştur.

Eda Karaytuğ 1990’lı yıllarda İstanbul Fasıl topluluğu ile “Fasıl geleneği icrasına” katkıda bulunmuştur. Türkiye’nin çok kültürlü müzik mirasını dillendiren kadın müzik hareketi “Yedi Cihan Kadınları” ensemble’de çok dilde okuduğu eserlerle dünya müzik kültürüne katkı sunmaktadır. Ayrıca Uluslararası ve Ulusal Cd ses kayıtlarında farklı formlarda eserleri icra etmeyi sürdürmekdir.

Albümde yer alan 15 eserin hepsi de dillere pelesenk olmuş ve çoğu insanın ezbere bildiği şarkılar. Zaten Karaytuğ, eser seçerken konserlerde en çok istek alanlara öncelik tanıdıklarını söylüyor. Albümün isminin “Gönülden” olmasının sebebi de bu.
Hepsi Karaytuğ’un seslendirmekten keyif aldığı eserler. ‘Gönül penceresinden ansızın bakıp geçtin, Ben güzele güzel demem, Gurbet o kadar acı ki, Huma kuşu…‘ gibi bilindik eserler.

Hazırlayan: Suat Yener

Bir Yaz Gecesi Mehtabına Geldin